Bellanda Maceraları ve Karsu esintili Mannheim Seferi #2
Ot kafası. Gezi baaaaağlaaarındaaaa dolaaaaanıyooooruuuum. Hehehe. Komik bir giriş yapayım dedim okurum naber? Gülmedin mi… Mis gibi girişti be. Gesi kelimesini gezi yaptım hani… Neyse… Bi de şey var: Amsterdam’aaaa varaaaamadım, ot kooookusuuu alaamadım. Ben Redlaytaaaa doyaaaamadım, yaraaalıyım yaraaaaalıyım. İlahi versiyonlu komikli girişti bu da. Oho bu da mı kötüydü. Niye oldu ki böyle. Bence modun düşük itiraf et, yoksa espriler müko. Hala gülmüyor :((((( Ekonominin etkisi bloga da mı yansıdı lan? Lan? Tamam tamam hadi başlayalım :D Konumuz Amsterdam ve devamındaki gezisel aktivite. Los gehts! [Şey de vardı yaaa: Yerine gezemeeeeem, yerine gezemeeeem. Gaaazlıyım, gezereeek tükensin yıllarım ama... Kapama tamam blogu, gel gel. Haydaaaa] Şimdi efendim en son Rotterdam’dan çıkıyorduk. Filiksbas otobüsü geldi ve iki katlı olduğuna da baya baya sevinmiştim harbiden. Üst kata en öne gider yolu izlerim hayalini kurarken bir baktım üst kat boşa yakın. En öndeki iki koltuk kapılınca (ya...